Bana Göre Satranç
Satranç bana yakın zamana kadar çok uzak bir oyundu. Hatta çok uzak. Fakat ne zaman ki komşumuzun oğlu ile ilk maçımızı yaptık; o günden sonra bir tutku haline geldi.
İlk maçta bir aptal olarak hissettim kendimi. Apaçık gözüken hamleleri farkedememiştim. İlk maçlarımı çoğunlukla kaybettim. Ama zaman içerisinde oynamayı öğrendim. Stratejilerimi geliştirdim.
Sanırım bu kadarlık satranç hikayem yeter.
Satranç herşeyden önce ani kararlar ile oynanacak bir oyun değil diye düşünüyorum. Nitekim bu şekilde rakibin karşı hamlelerinin bir önemi kalmaz bizim açımızdan. Sonuçta oyun iki kişilik. Sadece kendi taşımızı nereye oynatacağımızı değil rakibin bir sonraki hamlesini veya
bize vereceği karşılığı iyi görmek gerekir. Dediğim gibi şip şak yapılan hamleler hüsranı da beraberinde getirir.
Satranç zihinsel işkencedir. Bakalım sen işkenceden kurtulmayı başarabiliyormusun ?
|
|