|
Bartın Genel Bilgi
Batı Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Bartın İli’nin, kuzeyini 59 km.lik sahil şeridiyle Karadeniz çevrelerken, doğuda Kastamonu, doğu ve güneyde Karabük, batıda ise Zonguldak illeri çevirmektedir. Bartın; doğu, batı ve kuzeyden yüksekliği 2000 m.yi geçmeyen dağlarla çevrilidir. Dağlar, yüksek olmamakla birlikte oldukça dik, sahillere doğru sarp ve kayalıktır. En yüksek nokta Keçikıran Tepesi’dir (1619 m.). Aladağ, Kocadağ, Karadağ, Kayaardı, Karasu ve Arıt dağları ise bölgenin en önemli dağlarıdır. Kent merkezini batıdan Aladağ, kuzeyden Karasu dağları ve doğudan Arıt dağları kuşatmaktadır. Bartın Irmağı ve kolları tarafından derin bir biçimde parçalanan arazi çok engebeli bir görünümdedir. Irmağın genişlediği alanlarda ve dağların oldukça dik yamaçları arasında dar ve derin vadiler yer alır. Kent merkezlerine inildikçe düz ovalar artmaktadır.
Yüzölçümü 2143 km2’olup, denizden yüksekliği 25 m.dir. İlin toplam nüfusu ise 184.178’dir. İlin ekonomisi, tarım, hayvancılık ve
ormancılığa dayanmaktadır. Bölgede yetiştirilen tarımsal ürünler, buğday,
arpa, mısır, yulaf, fasulye, ayçiçeği, soğan, patates, yonca, fiğdir. Son
yıllarda seracılık gelişim göstermiştir. Bartın’ın 2140 km²’lik toplam
arazi varlığının % 46’sını ormanlar kaplamaktadır. İlin ormanları eskiden
beri ekonominin temel sektörlerinden birini oluşturmuştur. Osmanlı
Devletinin Gelibolu tersanesini kurmak için teşebbüse geçtiği 1402
yılından itibaren kerestecilik faaliyetinin başladığı, Osmanlı
donanmasının kadırga ve kalyonlarının Bartın, Amasra ve Kurucaşiledeki
tersanelerde yapıldığı ve1914 yılında Süveyş Kanalı takimatında
kullanılmak üzere Bartın’dan Mısır’ın İskenderiye limanına kereste sevk
edildiği tarihi kayıtlarda bulunmaktadır. 600 metre yüksekliğe kadar olan
bölümde defne, meşe, kayın, kocayemiş, ardıç, 600-1000 metre yükseltili
alanda meşe, kayın gürgen, 1000-1500 ve daha yukarı kesimlerde ise kayın
kestane ve çam ağaçlarından oluşan il ormanları Bartın merkez ve Ulus
ilçesindeki iki ayrı işletme müdürlüğü tarafından işletilmektedir.
Parthenia"dan Bartın’a dönüşen adın kaynağı “Parthenios"dur.Bartın
Irmağının antik çağdaki adı olan Parthenios; Yunan
mitolojisinde,Tanrıların Babası Okenus'un çocukları olan yüzlerce
tanrıdan birisi ve “Sular Tanrısı “ dır. Antik çağda Parthenios adı
verilen Bartın Irmağının kenarında kurulan Parthenia kentinin adı zamanla
Bartın'a dönüşmüştür. Bartın'ın tarihçesi ile ilgili kesin bilgi bulunmamakla birlikte,
Bartın’ın ilk sahiplerinin, M.Ö.XIV.yüzyılda Gaskalar ve M.Ö.XIII.yüzyılda
Hititler olduğu kabul edilmekte, daha sonra Bolu yöresine yerleşen
Bitinyalılar ile Kastamonu yöresinde hüküm süren Paflagonyalıların,
sınırlarını Parthenios’a kadar Genişlettikleri böylece Bartın
Topraklarının bu iki egemenliğin sınırları içinde yer aldığı
bilinmektedir.M.Ö.XII.yüzyıl sonlarında Bithynie Bölgesindeki Bartın
Friglerin, Paplagonie Bölgesindeki Amasra Fenikelilerin eline geçmiş,
Fenikeliler; Amasra (Sesamos), Ereğli (Heraklia), Sinop(Sinope) ve
Tekkeönü’nde (Kromna) ilk Sayda Kolonilerini oluşturmuşlardır. Bartın ve
çevresi,M.Ö.VII.yüzyıl sonlarında Kimmerlerin, M.Ö.VI.yüzyılda
Lidyalıların, M.Ö.547 yılında da Perslerin egemenliği altına girmiştir.
Bartın ve çevresi M.Ö. 390 yıllarında Hazar hükümdarı Sahip Han
komutasındaki Peçenek ve Kumanların, M.S. 798 yıllarında Abdülmelik
komutasındaki Arapların, 800 yıllarında Selçukluların ve 865 yıllarında da
Rusların yoğun akınlarına uğramıştır. Kutalmışoğlu Süleyman Bey’in
Komutanlarından Emir Karatigin 1084 yılında Sinop, Çankırı,Kastamonu ve
Zonguldak’ı alarak yörede Bartın, Ulus, Eflani, Safranbolu ve Devrek’i de
kapsayan bir Türk Emirliği kurdu.Ancak, 1086 yılında Süleyman Bey’in ölümü
ve 1096 yılında başlayan 1.Haçlı Seferleri, Kuzeybatı Anadolu’ya yerleşen
Türkler açısından ciddi sıkıntılar yaratmış, Haçlı müttefiklerle Bizans
arasında yapılan anlaşma sonrasında başta Amasra, Sinop ve Ereğli olmak
üzere İstanbul’dan Samsun’a kadar tüm Karadeniz sahili yeniden Bizans’ın
hakimiyetine girmiştir. Bartın ve çevresi ise Bizans’tan sonra XI.yüzyıl
sonlarında Anadolu Selçuklularının eline geçmiştir. 200 yıllık
Selçuklu egemenliğinden sonra 1326’da Kastamonu yöresine hakim olan
Candaroğulları Beyliği ve 1392’den itibaren de Osmanlı İmparatorluğu
topraklarına dahil olmuştur. 1402 yılında yapılan Ankara savaşı sonunda
bir ara İsfendiyaroğlu Beyliği’nin eline geçen kent 1461 yılında tekrar
Osmanlı Devleti egemenliğine girmiştir Bartın’da günümüze gelebilen eserler, Amasra’daki Roma dönemi
tiyatrosunun cavea ve skenesi yıkılmış, giriş kapısına ait kalıntılar,
Roma dönemine ait nekropol, bouleuterion’un duvar kalıntıları, akropol
surlarına ait bazı duvar parçaları, Roma dönemine ait yer altı galerileri,
Roma dönemi çarşısından bölümler, Roma dönemine ait rıhtım ve dalgakıran,
Büyüktepe’deki inziva mağarası, Tavşan Adası’nda Bizans dönemine ait
kilise kalıntıları, Tekkeönü Köyü’ndeki kaleye ait kalıntılar, Bizans
dönemine ait Amasra Kalesi, Merkez ilçe sınırları içindeki
Bartın Resimleri İçin
TIKLAYIN |
|
|
Sitenin içeriğini, kaynak
göstererek kullanabilirsiniz. ©2006 |